KETOJENİK DİYET
Ketojenik Diyet Nedir?
Ketojenik diyetin temelini yüksek yağ, orta derece protein ve düşük karbonhidrat oluşturur. Günlük alınan karbonhidrat 50 gramın altında olursa vücut ketosise girer.
Gerçekleştirilen tıbbi çalışmalar sonucunda da ketojenik diyet sürecinde aralarında öncelikle epilepsi olmak üzere alzheimer, diyabet, kanser gibi birtakım hastalıklara ve sağlık sorunlarına karşı faydalarının yanı sıra kilo vermekte de yardımcı olduğu görülmüştür.
Ketojenik diyetin temelinde asıl olarak vücuda alınan karbonhidrat miktarını büyük ölçüde azaltmak hedeflenmiştir. Karbonhidrat alımındaki bu azalma vücudu ketoz adı verilen metabolik bir duruma sokar. Bu durumda vücut yağ yakmada daha verimli bir hale gelir ve vücut enerji ihtiyacını karbonhidratlar yerine yağlardan karşılamaya başlar.
Ketojenik Diyet Türleri Nelerdir?
Standart Ketojenik Diyet
Yüksek Proteinli Ketojenik Diyet
Döngüsel Ketojenik Diyet
Hedefe Yönelik Ketojenik Diyet
Bunların yanı sıra bir çok farklı ketojenik diyet seçenekleri bulunmaktadır.
Ketojenik diyetler kilo kaybını şu yollarla sağlamaktadır;
Yüksek protein alımı:
Yüksek protein, kısa dönemde kilo kaybına yardımcı olabilmektedir.
Glikoneogenez:
Vücut, yağ ve proteini yakıt için karbonhidrat haline getirmektedir. Bu işlem enerji harcanmasına sebep olmaktadır.
İştah kapatıcı etki:
Ketojenik diyetler tok hissetmeye yardımcı olmaktadır. Bu işlem, açlık hormonlarındaki değişikliklerle gerçekleşmektedir.
Artmış insülin duyarlılığı:
Bu yolla serum insülin ve kan şekeri seviyelerinde önemli azalmalara ve yağ kaybına neden olabilmektedir.
Yağ depolanmasının azalması:
Bazı araştırmalarda ketojenik diyetin alınan fazla şekeri yağa dönüştürme süreci olan lipogenezi azaltabileceği gösterilmiştir.
Yağ yakımının artması:
Ketojenik diyette başlıca enerji kaynağı yağ olduğu için her türlü aktivitede yakılan yağ miktarını artmaktadır.
Ketojenik Diyette Azaltılması Gereken Besinler
- Şeker, şekerli besinler ve içecekler
- Tahıllar veya nişastalar: Buğday bazlı ürünler, pirinç, makarna, mısır gevreği vb.
- Meyve: Sadece karbonhidrat oranı düşük meyveler tüketilmelidir.
Ketojenik Diyeti Oluşturan Besinler Nelerdir?
- Et: Kırmızı et, tavuk ve hindi
- Yağlı balıklar: Somon, alabalık, ton balığı, uskumru vb.
- Peynir: İşlenmemiş peynirler
- Kuruyemiş ve yağlı tohumlar.
- Düşük karbonhidratlı sebzeler.
- Tuz, karabiber ve çeşitli sağlıklı bitki ve baharatları kullanılabilmektedir.
Ketojenik Beslenmenin Sağlığımıza Faydaları ve
Oluşabilecek Zararları Nelerdir?
Ketojenik Beslenmenin Sağlığa Faydaları
Ketojenik beslenmenin kesin olarak faydasının olduğu bilinen tek hastalık epilepsidir. Semptomları ilaçla kontrol altına alınamayan hastalarda doktor ve diyetisyen kontrolünde ketojenik diyet uygulanmasının hastalığın seyrini iyileştirdiği görülmüştür. Otizm, alzheimer gibi hastalıklar üzerine etkisi üzerine de uzun zamandır çalışılmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalara göre kan şekerinin daha yavaş artmasını sağladığı için diyabet komplikasyonlarını azalttığı, kilo kaybına olan etkisi ile de obezite tedavisinde kullanılabileceği söylenmektedir. Kan kolesterol düzeylerinde artışa sebep olsa dahi kalp-damar hastalıklarına sebep olmayacağı ve hatta kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu olduğu gösterilen çalışmalar vardır. Tüm bu çalışmalara rağmen epilepsi hastalarına olan olumlu etkisi dışındaki sağlık etkileri kesin olarak kanıtlanmamıştır, daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.
Ketojenik Diyetin Riskleri Nelerdir?
Beslenme rehberlerinin önerdiği beslenme şeklinden oldukça farklı olan ketojenik diyetin uzun süre uygulanmasının sağlık üzerine olumsuz etkileri olabilir. Bu etkilerin çalışmalarla kanıtlanmış olanları şu şekildedir;
- Ketojenik diyette yağ oranı oldukça yüksek olduğu için kan lipit profili olumsuz etkilenebilir. Besinlerle alınan yağ miktarı, özellikle doymuş yağ, artışına bağlı olarak kan kolesterol, trigliserit ve apolipoprotein seviyeleri artar. Bu değerlerin artması kalp-damar hastalıkları için yüksek risk oluşturur.
- Ketojenik diyet, genellikle vücudun ihtiyacı olan enerjiden daha düşük enerji içerir. Bir uzman tarafından kişinin genel durumu iyi takip edilmeli.
- Diyete alışana kadar kas krampları, çarpıntı, yorgunluk, üşüme, omuz ağrısı, kabızlık, sırt ağrısı, karın ağrısı, şişkinlik, baş ağrısı, gerginlik gibi şikayetler oluşabilir. Diyeti uygulama süresi ve takibi bu noktada çok önemli.
- Uzun süreli ve kontrolsüz uygulandığında sağlıksız sonuçlar doğurabilir. Uzman takibinde hastalığın tedavi sürecine uygun planlanmalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder